
23 Eylül 2009 Çarşamba
Bu da Bize Kapak Olsun 2: SuperM.Bison

Collected Essex County

20 Eylül 2009 Pazar
Spidey
-Yok.
Bu da böyle bir anım oldu.
Fonda NTV Spor açık bu sefer müzik yerine. Zlatan çok acaip bir gol atmış Atletico Madrid ağlarına. Tweet
13 Eylül 2009 Pazar
Bu da bize kapak olsun 1

Bu da başka bir seri olacak diye umuyorum.
Gördüğüm zaman "ohannes" dediğim çizgi roman kapaklarına bir saygı duruşu diyelim.
Bu sayıyı almadığıma da fena pişman oldum sonradan. Sırf Iron Man'den nefret ediyorum diye almadım. O yüzden ilk sırayı bu kapağa verdim.
Çizen: David Aja
Çalan: Aphex Twin - Journey
Tweet4 Eylül 2009 Cuma
mahalle maçı yapmak isteyen?

Logan temalı ürünler serisi: 5
Halı saha maçı da olur eğer ayarlanırsa.
Kıran kırana maç neye benziyor görmek isteyenlere...
Riddle of Steel'mi çalıyordu az önce?
TweetHate Free Zone 7
-İyi günler. Kötü Kedi Şerafettin'in 2. kitabı var mı?
- Yok
-2. si yok mu?
- Yok.
-Peki iyi günler.
Ben sana 1.si var da demedim ki... Neyi zorluyorsun?
Ne çalıyor derseniz?
Anvil of Crom Tweet
3 Eylül 2009 Perşembe
Loop Kafası 02: Pink Floyd - Sheep

Hatırlıyorum da, ilk defa teyzem vermişti dinlemem için bu albümü: Pink Floyd - Animals. Sene 1992-1993 falan... Yazlıkta dinlemiştim. İlk dinlediğim Pink Floyd albümüydü yanlış hatırlamıyorsam. Genelinde gayet güzel giderken, bu şarkıya geldiğinde biraz agresifleşmeye başlıyor adamlar. Şarkının ana melodisinde adam şarkıyı söylerken birden vocoder yardımıyla synth'e bağlıyor vokali ki bu şekilde kullanılışına daha önce şahit olduğumu ya da buna benzer daha eski bir kayıt dinlediğimi de hatırlamıyorum.
Bana verdiği his, direk uzun yol hissi. Biraz da sanki durmaksızın koşma güdüsü.
Bu kadar sade bass rifleriyle bu kadar vurucu etki yapmak da büyük meziyet tabii ki. Bir de bu adamların grafikerlerine de alkış tutmak istiyorum. Aşağıdaki resim de bunu fazlasıyla hakediyor nitekim.

Evet bu esnada tabii ki de Pink Floyd - Sheep çalıyordu.
"Have you heard the news?"
"The dogs are dead!" Tweet
Hate Free Zone 6: Richie Sambora Vs. Deadpool
İçeri Sambora şapkalı, uzun saçlı, 19 yaşlarında falan bir dallama girer.
"Sizde Deadpool'a dair birşeyler var mıdır?" der.
1-2 tane fasikül gösteririm ama aklımdan geçen esas düşünce,
"Bir saniye arkada olması lazım" diyerek depoya inmek ve üzerimde Deadpool kostümü, elimde Uzi'ler ve sırtımda katanalarla karşısına geçip, "buyur canım, beni mi sordun?" demek olur.
Unkle - Hold My Hand Tweet
24 Ağustos 2009 Pazartesi
Sanat ne içindir?
Beşik kertmesi denen çağdışı çiftleşme sistemi, aslında ergenlik çağı ve sonrasındaki erkek çocukları korumaya yönelik bir hareketmiş kafadan.
Düşünüyorum da, binlerce genç insan, sırf çiftleşmek için barlarda, kulüplerde, konserlerde, facebook'ta, yonja'da, 80630'da vs.'de zamanlarını, paralarını ve karaciğerlerini harcıyorlar. Oysa ki eskiden ergenliğe ulaşan adamın önüne koyuyorlar "al bu senin manitan olacak" diye. Gam yok, tasa yok, "bara gideyim, karı kaldırayım" diye bir dert yok, "spor yapayım, üçgen olayım" diye bir dert yok.
Ki bakıldığında geleneksel türk halk müziğini icra eden adamlar hep gariban adamlar. Eline sazı alıp dere boyunda, çeşme başında türkü söylemenin başka bir amacı olacağını zannetmiyorum. O yıllarda Anadolu'dan herhangi bir sanat akımına dair pek bir şey yapılmamış olması da bu tezimi destekler nitelikte sanırım. Çünkü az önce de söylediğim gibi, gerek yok. Sarıların oğluyla, Battalların kızının evleneceğine zaten daha doğarken karar verilmiş. Bu adam niye resimle, müzikle vs. ile uğraşsın ki. Gider bütün gün kahvede bezik oynar.
Ki günümüzde herkesin müzisyen, herkesin grafiker, geri kalanının da art direktör olmasını da başka bir şekilde açıklamak mümkün gelmiyor bana.
Sanat sanat için midir?
Sanat toplum için midir?
Hayır arkadaşım! Sanat kadın içindir!
Kimse kendini kandırmasın!
Fonda: David Bowie - Saviour Machine
Ennio Morricone - Ecstasy of Gold Tweet
23 Ağustos 2009 Pazar
SCALPED
Scalped, son zamanlarda Vertigo bünyesinde yayınlanmış en iyi serilerden biri. Belki de son yılların en iyisi. Jason Aaron bütün bu öğeleri o kadar güzel bir dille, o kadar akıcı ve vurucu anlatılmış ki, okurken yer yer mideme yumruk yemiş gibi oldum. Tabii ki bunda R.M. Guera'nın karanlık ve noir çizgisinin de payı büyük.
Kendisi de oldukça alt tabakada yetişmiş bir insan olan Aaron, olaya o kadar hakim ki, acaba kendisi de kızılderili kökenli ya da en azından kızılderili nüfusunun yoğun olduğu bir bölgede mi yetişmiş diye düşünmeden edemedim. Bir çok diyalog hasta derecede güzel ama benim favorim şu oldu:Ve bu serinin enteresan taraflarından biri de şu: Bana bu seriyi ısrarla tavsiye eden kişi M.Kutlukhan Perker oldu. Ki kendisi de bir Vertigo çizeri. Bunun yanında, bütün ciltlerin kapaklarında, sağlam yazar ve çizerlerin övgüleri var ve resmen önsöz yazmak için yarışıyorlar. Bunların başında Brian K. Vaughan ve Garth Ennis geliyor. Perker'in de söylediği birşey vardı, "bu seri hakettiği ilgiyi görmüyor hala" demişti. Ve sanırım Vertigo ailesinin geneli de böyle düşünüyor ve sürekli destek veriyorlar. Garth Ennis bile "blog this book" yazmış kitap için. Ben de büyük bir Ennis hayranı olarak bu gaza gelmiş bulunmaktayım.